Dünyanın en seksi kadınları…

Kadınların seksi bulduğu 25 erkek

Dünyanın en seksi 100 kadını

Amine Gülşe

Badi Ekrem’den Vecihi’ye, ‘Atma Ziya’dan Eşkıya’ya 27 Filmiyle Şener Şen

ORTAYA KARIŞIK Nisan 5, 2016
739

İlk zamanlar Yeşilçam’da hafif düzenbaz, uyanık, köşe dönmeci karakterlerine hayat verdi Şener Şen. Döneminin politik rüzgârlarına kapılmış bu rollerinde yine de kötünün kötüsü değildi. Filmin sonunda haksız yoldan kazandıklarını kaybediyor, usulca doğru yolu buluyordu.

Sonra onun canlandırdığı, düzene bir türlü uyum sağlayamayan masum anti kahramanları izledik.

Sonra… Sonrası malum. Usta oyuncu bugüne kadar 40’tan fazla filmde rol aldı. Badi Ekrem’den Vecihi’ye, Ziver Bey’den Maho Ağa’ya, Ziya’dan Eşkıya’ya birbirinden değişik karakterlere hayat verdi.

Usta oyuncu bugün 73. yaşını kutluyor. Bu vesileyle listemizdeki efsane filmlerden birini açalım, Şen’in doğum gününü kutlayalım!

1. Zeki ve çevik beden hocası: Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı


(Y: Ertem Eğilmez O: Kemal Sunal, Münir Özkul, Tarık Akan, Adile Naşit, Şener Şen, 1975)

O, perdede kırmızı eşofmanlarıyla göründükten sonra hiçbir beden dersi sıkıcı olmadı. 1975’te vizyona giren Rıfat Ilgaz’ın ünlü eserinden uyarlanan serinin ikinci filminde, sakar ama iddialı bir beden öğretmeni olan Badi Ekrem’i canlandırıyordu Şen. Bu rol kariyerinin dönüm noktasıydı. Tekinsiz hareketleri ve oradan oraya koşup zıplayışıyla hafızalara kazındı.

Rolü o kadar sevildi ki serinin peş peşe çevrilen devam filmleri ‘Hababam Sınıfı Uyanıyor’, ‘Hababam Sınıfı Tatilde’ ve ‘Hababam Sınıfı Dokuz Doğurdu’da da rol aldı.

2. Kumandan Hüsamettin’in emrinde: Süt Kardeşler

sut-kardesler-afis
(Y: Ertem Eğilmez O: Kemal Sunal, Şener Şen, Halit Akçatepe, Hale Soygazi, 1976)

Yeşilçam’ın en cafcaflı günleriydi. Bu görkemden ‘Süt Kardeşler’ de nasibini alıyordu elbette. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ‘Gulyabani‘ romanından uyarlanan filmde kavga, gürültü, hareket boldu.

Herkesin düşlerini süsleyen konağın sahibi Melek Hanım’ın, kendisini sütoğlu Şaban olarak tanıtan Ramazan’ı eve alması ile yanlış anlaşılmalar silsilesi başlayacaktı. Şen’in Kumandan Hüsamettin rolünü canlandırdığı film, başrol oyuncularının performansı ve müzikleri ile kısa sürede efsaneler arasında yerini aldı.

3. “Seferoğulları’na ölüm! Yaşasın Tellioğulları!”: Tosun Paşa

tosun-pasa-afis
(Y: Kartal Tibet O: Kemal Sunal, Müjde Ar, Şener Şen, Adile Naşit, 1976)

“O kurnadan bu kurnaya çirkef sıçraaamış…” şarkısı akıllardan çıkmayan Tosun Paşa, Osmanlı’nın iki köklü ailesini anlatıyordu. Şener Şen, Tellioğlu Ailesi’nin otoriter büyük oğlu Lütfü rolündeydi. Oradan oraya emirler yağdırıyordu ama nafileydi.

Tellioğulları ve Seferoğulları, 19. yüzyılda Mısır’da Yeşilvadi denen bölge ve nüfuzlu devlet memuru Daver Bey’in kızı Leyla için birbirlerine girdiklerinde çözüm Tosun Paşa’ydı. Çünkü Tosun Paşa dürüst ve hakkaniyetliydi. Kahire’nin en hatırı sayılır isimlerindendi. Ama kimdi bu Tosun Paşa?

4. “Seviyorum, veriyor musun?”: Gülen Gözler


(Y: Ertem Eğilmez O: Münir Özkul, Adile Naşit, Şener Şen, Müjde Ar, Ayşen Gruda, 1977)

İzleyicileri sarıp sarmalayan bu geniş aile komedisinde, beş kız kardeş evlilik hayalleri kurarken Şener Şen de damat adaylarındandı. Efsane pilot Vecihi Hürkuş’tan esinlenen bu karakter, sevgilisi Fikret’e kavuşabilmek için evlerinin üzerinde tayyare ile geziyor, “Seviyorum, veriyor musun?” diye bağıra bağıra şarkı söylüyordu. Aile, başındaki ipotek belasıyla uğraşırken zorluklara göğüs germek için kenetlenecek, seyirciler de o ailenin parçası olmak için yanıp tutuşacaktı.

5. “Atma Ziyaaa!”: Neşeli Günler

neseli-gunler-afis
(Y: Orhan Aksoy O: Münir Özkul, Adile Naşit, Şener Şen, Ayşen Gruda, 1978)

“Turşu limonla mı yapılır, sirkeyle mi?” kavgasını hatırlamayan var mı? Bu kavga mutlu bir aileyi yıktı ve çocuklar anne baba arasında bölündü. Kardeşler, yıllar sonra tesadüfen bir araya geldiklerinde dargın çifti barıştırmak epey zordu.

Şener Şen, filmde madrabaz amca rolündeydi. Ziya, sürekli zengin olma hayalleri kuruyor, İçişleri Bakanı’nı tanıyor, Almanya’da çakıyla aslan avlıyordu. Kahvedeki “İngiltere kralı, rahmetli başkan Kenedi, taçsız kral Pele, Bakenbauer, kaleci Mayer, Nadya Komanaççi, Biricit Bardo, Fenerbahçeli Cemil… Hepsi şöhretlerini bu bıçağa borçlu” nidaları efsaneye dönüşen Ziya, Türkçe’ye de “Atma Ziya” kalıbını yerleştirecekti.

6. “Kovmirem ulan kovmirem!”: Kibar Feyzo


(Y: Atıf Yılmaz O: Kemal Sunal, Müjde Ar, Adile Naşit, Şener Şen, 1978)

“Ağa pohu üstüne poh olur mu?” repliğiyle akıllara kazınan Kibar Feyzo, Türkiye’de köylerdeki ağalık düzeni ve başlık parası meselesine odaklanmıştı. Şener Şen’in zalim Maho Ağa’yı canlandırdığı Kibar Feyzo, birbirinden komik diyaloglarıyla sinema tarihine geçecekti.

Feyzo askerden döndükten sonra Gülo’ya talipti. Ama Gülo’ya rağbet çoktu. Bu yüzden Gülo’nun babası başlık parasını arttıracaktı da arttıracaktı. Feyzo evlenebilmek için senet sepet borca girince, sonunda büyükşehrin yollarına düşecekti.

7. “Yaptım ama niye bir sor?!?”: Banker Bilo

banker-bilo-afis
(Y: Ertem Eğilmez O: İlyas Salman, Meral Zeren, Ahu Tuğba, Şener Şen, 1980)

Türkiye’den Almanya’ya 1960’lardan itibaren başlayan işçi göçü, Türkiye sinemasını besleyen önemli konular arasındaydı. Banker Bilo’da ise hikâyenin çıkış noktası bu göçün yapılamamasıydı.

Şener Şen’in canlandırdığı Maho, köşe dönme döneminin insanıydı. En sık kullandığı ve başını kurtarıp yeni yalanlar düşünmesi için kendisine zaman kazandıran cümlesi; “Yaptım ama niye bir sor”du.

Köylüsü Bilo ve arkadaşlarını kandırıp, onları Almanya yerine İstanbul’a bırakınca, Bilo önce büyükşehirde tutunmaya çalışacak, ardından da İstanbul’da bile karşısına çıkıp onu mağdur eden Maho’dan intikam alacaktı.

8. Davarımızı kestiler, hıyarımızı yediler: Davaro


(Y: Kartal Tibet O: Kemal Sunal, Pembe Mutlu, Şener Şen, Adile Naşit, 1981)

Kemal Sunal ve Şener Şen’in kamera karşısına geçtiği Davaro, hafızalara kazınmış komedi filmleri arasında yer aldı. Hıyartolar, Davarolar’ın davarını vurunca Davarolar Hıyartolar’ın tarlasına girdi ve intikam için hıyarları yedi. İşte, Memo ve Sülo gençliklerinin baharında bu kan davasıyla sınandı.

Memo, başlık parasını tamamlayıp sevdiği kızla evlenecekken, önce kanlıları Sülo’yu öldürmesi istendi. Ama Memo buna karşıydı. Sonunda Sülo ve Memo duruma bir çare buldu ve yalandan vuruşmaya karar verdi.

9. Ölümüne rekabet: Çiçek Abbas

cicek-abbas-afis
(Y: Sinan Çetin O: İlyas Salman, Şener Şen, Pembe Mutlu, 1982)

“Âşıksan vur saza, şoförsen bas gaza”, “Sevene can feda, sevmeyene elveda”… Mahalle kahvesinde karşılıklı manilerle atışan bu adamlar ikiz gibi giyinmişti. Kırmızı deri ceketleri, kasketleri hatta turuncu atkıları bile aynıydı.

Düzenbaz minibüsçü Şakir’in yanında muavinlik yapan Çiçek Abbas patronunun cakasından bezmişti. Para biriktirip ilk iş kendine elden düşme bir minibüs alacak, özgürlüğünü ilan edecekti. Artık onlar kıyasıya rakipti.

10. Kadınlar başkaldırınca: Şalvar Davası

salvar-davasi-afis
(Y: Kartal Tibet O: Müjde Ar, Şener Şen, Halil Ergün, Pembe Mutlu, 1983)

Yeşilçam’ın erken dönem sosyal içerikli hikâyelerinden Şalvar Davası, köyün erkeklerinin zorbalığına başkaldıran kadınları anlatıyordu. Şener Şen’in oynadığı iki eşli Ömer Ağa, köyde böylesi bir kadın örgütlenmesine hazır değildi. Tabii köyün diğer erkekleri de…

Yine de Aristofanes‘in ‘Lysistrata’ adlı oyunundan uyarlanan filmde, kadınlar yardımlaşacak ve sömürü düzenine sonuna kadar direnecekti.

11. Bayılırım “Şekerpare”ye


(Y: Atıf Yılmaz O: Şener Şen, Ayşen Gruda, Şevket Altuğ, İlyas Salman, Yaprak Özdemiroğlu, 1983)

Şener Şen, bu filmde Osmanlı döneminin çıkarcı Karakol Amiri Ziver Bey rolündeydi. Emrindekilere kötü davranıyor, esnaftan haraç alıyor, doymak bilmiyordu.

Karakola atanan Bekçi Cumali, tüm saflığıyla Ziver’in kurduğu çarka çomak sokarken, semtteki bir randevu evinde çalışan Şekerpare, Bekçi Cumali ve Ziver Bey arasındaki aşk üçgeni ortalığı birbirine katacaktı.

12. “Namusluymuş namussuz!”: Namuslu

namuslu-namussuz
(Y: Ertem Eğilmez O: Şener Şen, Adile Naşit, Ayşen Gruda, Erdal Özyağcılar, 1984)

Şen’in ilk başrolü olan Ali Rıza Bey karakteri, oyuncunun o güne kadar oynadığı rollerden farklıydı. Kendi halinde, dürüst mutemet rolü; Şen’i yıllarca uyanık, üçkâğıtçı ve muzip karakterlerde izleyip beğenen halk tarafından yadırganabilirdi. Hatta Ertem Eğilmez, Şen’i bu karakterin tutmama ihtimaline karşı uyarmıştı. Ama beklenen olmadı.

İşyerinin parasını çaldırıp ne yaparsa yapsın çevresindekileri soyulduğuna inandıramayan bu namuslu vatandaş çok sevildi. Zimmetine para geçirdiği söylentileri yayılınca itibar gören bu karakter, toplumda o yıllarda başlayan köşe dönmeciliğe Yeşilçam’ın sıkı bir cevabıydı aslında.

13. Haraptar’ın düşmüş ağası: Züğürt Ağa


(Y: Nesli Çölgeçen O: Şener Şen, Erdal Özyağcılar, Nilgün Nazlı, Füsun Demirel, 1985)

Megafondan kısık sesle “Domates, domates” deyişini nasıl unuturuz? Haraptar Köyü’nün eski ağası, kuraklık nedeniyle köyünü terk edip İstanbul’a göçmek zorunda kalmıştı. Ama kolay mıydı öyle hemen uyum sağlaması? Büyükşehrin dertleri de büyüktü. Üstelik çevresindekiler bu düşmüş ağayı yapayalnız bırakmıştı.

Türkiye’de feodalizmin çöküşünü konu alan filmde, Züğürt Ağa öyle kolay kolay kapitalizme ayak uyduramayacaktı.

14. Dar gelirli memur: Çıplak Vatandaş

ciplak-vatandas-afis
(Y: Başar Sabuncu O: Şener Şen, Salih Kalyon, Müjde Ar, Burçin Terzioğlu, 1985)

Dört çocuklu, dar gelirli memur İbrahim, ailesini geçindirmek için neredeyse 24 saat çalışmak zorundaydı. Ama yine de yetişemiyordu. Sonunda delirmenin eşiğine geldi, soyundu ve kendini yollara attı.

Kapitalizm bu başkaldırıya izin verir mi? İbrahim popülerleşip metaya dönüşürken Çıplak Vatandaş da Türkiye Sineması‘nın önemli kara mizah örneklerinden birini sunuyordu izleyiciye.

15. Mesudiyeli Mesut para ile sınanıyor: Milyarder


(Y: Kartal Tibet O: Şener Şen, Münir Özkul, Tuluğ Çizgen, 1986)

Yine kolay yoldan zenginleşme, yine parayla imtihan meselesi. Mevzu paraysa gerisi teferruattı. Tren istasyonu amiri Mesudiyeli Mesut, yılbaşında Milli Piyango’dan büyük ikramiyeyi kazanınca bir anda telaşa kapıldı. Ailesi Mesut’a hiç olmadığı kadar iyi davranmaya başlamıştı. Herkes ve her şey Mesut’un eski, sakin ve güvenli dünyası için tehlikeye dönüşüyordu. Zaten Mesut da çok geçmeden eski, sakin ve güvenli dünyasının kocaman bir yalandan ibaret olduğunu anlayacaktı.

16. Eski usûl adam: Muhsin Bey

muhsin-bey-afis
(Y: Yavuz Turgul O: Şener Şen, Uğur Yücel, Şermin Hürmeriç, 1987)

Türkücü olmak isteyen Ali Nazik, prensiplerine bağlı, biraz da eski kafalı müzik yapımcısı Muhsin Bey’in kapısını çalınca bu macera bir onur mücadelesine dönüşecekti.

Muhsin Bey, ünlü olmak isteyen bu toy delikanlıya müziği ve sahneyi öğretecek, onu adeta yoğuracaktı. Peki, günü gelip Ali Nazik şöhrete kavuştuğunda Muhsin Bey’e hak ettiği vefayı gösterebilecek miydi? Türkiye sinemasının kült filmlerinden Muhsin Bey’de, Şen yıllarca birlikte çalışacağı Uğur Yücel ile ilk defa kamera karşısına geçiyordu.

17. Büyük devlet, küçük halk: Selamsız Bandosu


(Y: Nesli Çölgeçen O: Şener Şen, Ali Uyandıran, Üstün Asutay, Uğur Yücel, 1987)

Selamsız, Anadolu’da ücra bir belediyeydi. Gazeteler bile buraya ancak iki gün sonra geliyordu. Burayı devlet bile unutmuştu. Ama o da ne? İlk defa, buradan trenle bir
cumhurbaşkanı geçecekti. Belediye başkanı, bu haberi alınca kolları sıvadı. Devlet erkânının ilgisini bir nebze çekebilmek için hemen bir şeyler yapılmalıydı.

Türkiye’de büyük devlet ve küçük halk algısının altını iyice çizen bu politik taşlamada Şener Şen, Ankara’nın dikkatini çekebilmek için çabalayan belediye başkanı rolündeydi.

18. Absürtlüğün zirvesinde bir komedi: Arabesk


(Y: Ertem Eğilmez O: Müjde Ar, Şener Şen, Uğur Yücel, Necati Bilgiç, 1988)

Absürt sinema neydi? Absürt sinema işte buydu! Ertem Eğilmez’in hasta yatağında tamamladığı son filminde Şener Şen, aşk yüzünden çöllerde dolaşıp “Allahım kör et beni” diye şarkılar söyleyen bir adamdı. Yanlış anlaşılmalar yüzünden aşkını kaybetti, mahpuslara düştü, kör oldu.

Tam “Onlar erdi muradına..” diyecekken, bin türlü aksilikle boğuşan ve kavuşamayan iki sevgilinin trajikomik öyküsü, arabesk filmlerinin bütün klişelerini bünyesinde topluyordu.

19. Eli lezzetli zoraki politik: Zengin Mutfağı

zengin-mutfagi
(Y: Başar Sabuncu O: Şener, Şen, Nilüfer Açıkalın, Gökhan Mete, 1988)

Vasıf Öngören‘in aynı isimli oyunundan uyarlanan Zengin Mutfağı’nda, aşçı Lütfü Pehlivan birbirinden lezzetli yemekler peşindeydi. Başta tek derdi, hizmetinde olduğu varlıklı aileyi memnun etmekten öteye geçmeyen Lütfü Usta, Türkiye’nin gündeminden uzak kalamayacaktı.

Türkiye’de 1970’te yaşanan ve tarihe “15-16 Haziran Olayları” olarak geçen işçi eylemleri, Şener Şen’in hayat verdiği bu apolitik karakterin safını değiştirmesini sağlayacaktı.

20. İlle de sinema: Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni

ask-filmlerinin-unutulmaz-yonetmeni
(Y: Yavuz Turgul O: Şener Şen, Müjde Ar, Pıtırcık Akkerman, 1990)

Yine prensip sahibi ama biraz eski kafalı bir adam. Elbette devir değişmiş, onun savunduğu değerler önemsizleşmişti. Şener Şen, bu kez yıllarını Yeşilçam’a vermiş, sayısız aşk filmi yönetmiş Haşmet Asilkan rolündeydi.

Varını yoğunu kendi deyimiyle “toplumsal içerik taşıyan dönem filmi”ne yatıran Haşmet, film boyunca kafasındaki filmi çekebilmek için didinip duracaktı.

21. Modern Karagöz ile Hacivat: Gölge Oyunu


(Y: Yavuz Turgul O: Şener Şen, Şevket Altuğ, Larissa Litichevskaya, 1992)

Pavyonda çalışan iki komedyendi onlar. Üstelik ilişkileri bununla sınırlı değildi. “İkili komedyenlik öyle bir meslek ki sırtın ortağına dönük olsa bile onun ne düşündüğünü bilirsin” diyecek kadar iyiydi araları, Mahmut ve Abidin’in.

Sonra bir gün pavyona sağır ve dilsiz bir kadın geldi ve ikilinin dostluğu aşkla sınanıverdi. Şener Şen’in çapkın ve madrabaz Abidin’i canlandırdığı film, izleyiciyi “Gerçek nedir?” sorusunun peşine takan modern bir masal gibiydi.

22. Değişmeyen tek şey değişim: Amerikalı


(Y: Şerif Gören O: Şener Şen, Lale Mansur, Eray Özbal, 1993)

Kovboy filmlerinden fırlamış gibi duran “Şeref the Turk”e odaklanan Amerikalı, Türkiye’nin küçük Amerika’ya dönüşmesinin de hikâyesiydi aslında.

Ülkesinden 20 sene uzak kalan ve Amerika’da zenginleşen Şeref, geri döndüğünde eski aşkının peşine düşecekti. Ama buralar çok değişmişti. ‘Özel Bir Kadın‘ (Pretty Woman), ‘Temel İçgüdü‘ (Basic Instinct), ‘Evde Tek Başına‘ (Home Alone) ve ‘Thelma & Louise‘ gibi 90’ların popüler filmlerinin kült sahnelerine selam gönderen film, Şerif Gören‘in önemli komedileri arasında yer alıyordu.

23. İstanbul’un kuralları bambaşka: Eşkıya

eskiya-screenshot
(Y: Yavuz Turgul O: Şener Şen, Uğur Yücel, Yeşim Salkım, 1996) 

Bu film Türkiye sinemasının durgunlaştığı 1990’larda fısıltı gazetesiyle bir rekor kırdı. 2,5 milyon kişiye ulaştı. O gün bugündür son eşkıya Baran’ın vakur duruşunu unutmadık.

35 yıl önce ihanet yüzünden Cudi Dağları’nda yakalanan Baran, hapisten çıkınca çocukluk aşkı Keje’nin peşinden İstanbul’a geldi. Trende tanıştığı Beyoğlu’nun bitirimi Cumali de artık yeni arkadaşıydı. Ama şehrin arka sokaklarında, kumar, uyuşturucu ve ihanet peşlerini bırakmayacaktı.

24. Çünkü onun adı Nâzım: Gönül Yarası


(Y: Yavuz Turgul O: Şener Şen, Meltem Cumbul, Timuçin Esen, 2005)

2000’lerin ortalarında seyircileri yeniden heyecanlandıran bu Yavuz Turgul ve Şener Şen ortaklığı pek çok eski Yeşilçam filminden ve yerli diziden esintiler taşıyordu.

Yıllarca Anadolu’da öğretmenlik yapıp İstanbul’a dönen Nâzım Bey, taksicilik yaparken türkücü Dünya ile tanışınca bilmediği bir dünyaya girecekti. Dünya, kızıyla birlikte bir türlü yakasından düşmeyen kocasından kaçmıştı. İdealleri uğruna ailesinden uzak kalan Nâzım, bir taraftan hayatını düzene koymaya çalışırken bir taraftan da bu anne kıza kol kanat gerecekti.

25. Sadece racon kesmiyor: Kabadayı

kabadayi-afis
(Y: Ömer Vargı O: Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, Aslı Tandoğan, 2007) 

Yılların kabadayısı Ali Osman, sevdiklerini korumak için âlemlere dönmek zorundaydı. Ama camianın eski havası kalmamış, yeni çocuklar işi sadece gövde gösterisine çevirmişti. Sevdiklerini korumaya çalışan meşhur kabadayıyı oynayan Şener Şen, bu filmde bir kere daha ağır adam rolünün hakkını veriyordu.

26. Avcı gerçeğin peşinde: Av Mevsimi


(Y: Yavuz Turgul O: Şener Şen, Cem Yılmaz, Çetin Tekindor, 2010)

Bir cinayet soruşturması sırasında hayatları alt üst olan üç polise odaklanan Av Mevsimi son dönem Türkiye sinemasında öne çıkan bir polisiyeydi. İzleyiciyi huzursuz eden gölgeler ve sisler arasında genç bir kadının ölümüyle başlayan takip, umulmadık yerlere varacaktı.

Av Mevsimi’nde usta oyuncu Şen, cinayet masasının gediklisi, burnu iyi koku alan, bu yüzden de “Avcı” lakaplı Ferman karakterine hayat verdi. Kalın çerçeveli gözlüğü, sakin ve kontrolünü kaybetmeyen duruşuyla onun çözemeyeceği cinayet yok gibiydi.

27. Dizi Bonusu – “Koşun başlıyor!”: İkinci Bahar

1998-2001 yıllarında bu dizinin yayın saatinde sokaklardakiler eve koşar, evdekiler çayını, çekirdeğini alıp başköşeye kurulurdu. Finalini 15 milyon kişi izledi. Samatya’da birbirine düşman iki kebapçı arasındaki mücadelenin anlatıldığı İkinci Bahar, Türkiye’nin masum yüzüydü.

Türkan Şoray ile zengin ve hırslı rakibine karşı mütevazı bir kebapçıyı canlandıran Şener Şen, 40 yıllık kebapçı gibi etleri şişe diziyor, pişiriyordu. Şen ve Şoray’a dizide Ozan Güven ve Nurgül Yeşilçay gibi genç yetenekler eşlik etmişti.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.